En sık kullanılan phrasal verb'ler ve anlamları
İngilizce konuşanların günlük dilinde bir fiilin yanına küçük bir kelime eklenerek yepyeni anlamlar üretilir: look (bakmak) ama look after (bakmak, ilgilenmek), give (vermek) ama give up (vazgeçmek). Bunlara phrasal verb denir ve İngilizceyi "kitap gibi" konuşmakla doğal konuşmak arasındaki farkın büyük kısmı buradadır.
Phrasal verb nedir?
Bir fiil ile up, down, out, off, on, in, after, over gibi bir edat ya da zarfın birleşimi. Önemli nokta: anlam çoğu zaman parçaların toplamı değildir. Turn down "aşağı döndürmek" değil, çoğunlukla "reddetmek" ya da "(sesi) kısmak" demektir. Bu yüzden phrasal verb'leri tek bir kelime gibi, anlamıyla birlikte öğrenmek gerekir.
Günlük hayat
| Phrasal verb | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| get up | (yataktan) kalkmak | I get up at seven every day. |
| wake up | uyanmak | She woke up late this morning. |
| put on | giymek, takmak | Put on your coat, it's cold. |
| take off | çıkarmak (giysi); havalanmak (uçak) | Take off your shoes, please. |
| turn on / turn off | açmak / kapatmak (cihaz) | Turn off the lights when you leave. |
| turn up / turn down | (sesi) açmak / kısmak | Can you turn the music down? |
| sit down | oturmak | Please sit down. |
| hurry up | acele etmek | Hurry up, the bus is coming! |
| throw away | atmak (çöpe) | Don't throw away that box. |
| clean up | toparlamak, temizlemek | Let's clean up the kitchen. |
İnsanlar ve ilişkiler
| Phrasal verb | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| look after | bakmak, ilgilenmek | She looks after her little brother. |
| get along (with) | iyi geçinmek | I get along well with my neighbours. |
| break up | ayrılmak (ilişki) | They broke up last year. |
| grow up | büyümek | I grew up in a small town. |
| bring up | büyütmek (çocuk); (konuyu) açmak | She was brought up by her grandparents. |
| let down | hayal kırıklığına uğratmak | Don't let me down. |
| show up | (bir yere) gelmek, ortaya çıkmak | He didn't show up to the meeting. |
Düşünmek, bulmak, karar vermek
| Phrasal verb | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| find out | öğrenmek, keşfetmek | I found out the truth yesterday. |
| figure out | çözmek, anlamak | I can't figure out this puzzle. |
| look up | (sözlükte vb.) aramak | Look up the word in the dictionary. |
| look for | aramak (bir şeyi bulmaya çalışmak) | I'm looking for my keys. |
| give up | vazgeçmek, bırakmak | Don't give up, you're almost there. |
| carry on | devam etmek | Carry on, I'm listening. |
| come up with | (fikir) bulmak, ortaya atmak | She came up with a great idea. |
| work out | çözmek; spor yapmak; yolunda gitmek | I work out three times a week. |
İş ve planlar
| Phrasal verb | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| call off | iptal etmek | The match was called off because of rain. |
| put off | ertelemek | Stop putting off your homework. |
| fill in / fill out | (form) doldurmak | Please fill in this form. |
| set up | kurmak (şirket, düzen, cihaz) | They set up a small business. |
| run out (of) | tükenmek, bitmek | We've run out of milk. |
| check in / check out | (otel) giriş / çıkış yapmak | We check out at noon. |
Ayrılabilen ve ayrılamayanlar
Bazı phrasal verb'lerde nesne fiil ile parçacığın arasına girebilir: turn off the light ya da turn the light off. Nesne bir zamirse (it, them) araya girmek zorunludur: turn it off doğru, "turn off it" yanlıştır. Look after, get along with gibi bazıları ise hiç ayrılmaz: look after the baby, look after her.
Nasıl öğrenmeli?
- Temaya göre grupla. Yukarıdaki gibi "günlük hayat", "ilişkiler" diye gruplayınca anlamlar birbirine tutunur.
- Örnek cümleyle ezberle. "give up = vazgeçmek" yerine "Don't give up" kalıbını öğren.
- Az ama düzenli tekrar et. Her gün 3–4 tanesini cümle içinde kullan. Neden düzenli tekrarın tek seferlik ezberden daha etkili olduğunu aralıklı tekrar yazımızda anlattık.
Aynı fiil, farklı parçacık
Phrasal verb'leri öğrenmenin verimli bir yolu, tek bir fiili alıp farklı parçacıklarla nasıl değiştiğine bakmaktır. get ve take bu konuda en zengin fiillerdir:
| Phrasal verb | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| get on / get off | (otobüs, tren) binmek / inmek | We got off at the next stop. |
| get over | atlatmak (hastalık, üzüntü) | It took her weeks to get over the flu. |
| get back | geri dönmek; geri almak | When did you get back from holiday? |
| get by | idare etmek, geçinmek | I get by with a little English. |
| take up | (bir hobiye) başlamak; yer kaplamak | He took up chess last year. |
| take after | (aile büyüğüne) benzemek | She takes after her mother. |
| take over | devralmak, yönetimi almak | A new manager took over the team. |
| take back | geri almak (söz, ürün) | I take back what I said. |
Parçacıkların gizli anlamları
Phrasal verb'lerin anlamı her zaman tahmin edilemez, ama bazı parçacıklar sık tekrarlanan bir "renk" katar. Bunları bilmek, yeni karşılaştığın bir phrasal verb'ü tahmin etmeni kolaylaştırır:
- up çoğu zaman tamamlama ya da artış anlatır: eat up (hepsini yemek), fill up (ağzına kadar doldurmak), speed up (hızlanmak).
- out çoğu zaman bitme, tükenme ya da ortaya çıkma anlatır: run out (tükenmek), sell out (tükenmek, hepsi satılmak), find out (ortaya çıkarmak).
- off çoğu zaman ayrılma, durma ya da iptal anlatır: turn off (kapatmak), call off (iptal etmek), set off (yola çıkmak).
- down çoğu zaman azalma ya da kayda geçirme anlatır: slow down (yavaşlamak), calm down (sakinleşmek), write down (not etmek).
- back çoğu zaman geri dönüş ya da karşılık anlatır: call back (geri aramak), pay back (borcu geri ödemek).
Resmî karşılıkları
Phrasal verb'ler konuşma dilinde çok yaygındır; resmî yazılarda ise çoğu zaman tek kelimelik, Latince kökenli bir karşılık tercih edilir. İkisini birlikte öğrenmek hem anlamayı hem de üslup seçmeyi kolaylaştırır:
| Gündelik | Resmî | Anlamı |
|---|---|---|
| find out | discover | öğrenmek, keşfetmek |
| put off | postpone | ertelemek |
| call off | cancel | iptal etmek |
| look into | investigate | araştırmak, incelemek |
| set up | establish | kurmak |
| carry on | continue | devam etmek |
Sık sorulan sorular
Kaç phrasal verb öğrenmem gerekir?
İngilizcede binlerce phrasal verb var, ama günlük konuşmada sürekli karşına çıkanlar birkaç yüz taneyle sınırlıdır. Bu yazıdaki listeyle başlayıp, okurken ve dinlerken karşılaştığın yenileri deftere eklemek en gerçekçi yoldur.
Phrasal verb'ler sınavlarda önemli mi?
Evet. Uluslararası İngilizce sınavlarının hem dinleme hem okuma bölümlerinde sık geçerler; konuşma ve yazma bölümlerinde doğru kullanmak da dili doğal kullandığının bir göstergesi sayılır.
Bir phrasal verb'ün anlamını bilmiyorsam ne yapmalıyım?
Önce cümleden tahmin etmeye çalış; parçacığın genel "rengi" (up, out, off) çoğu zaman ipucu verir. Sonra sözlükte fiili ve parçacığı birlikte ara: sözlükler phrasal verb'leri genellikle ana fiilin maddesi altında ayrı ayrı listeler.