Zzamazingo
Ana sayfa › Kelime Köşesi

En sık kullanılan phrasal verb'ler ve anlamları

Son güncelleme: 14 Ekim 2026

İngilizce konuşanların günlük dilinde bir fiilin yanına küçük bir kelime eklenerek yepyeni anlamlar üretilir: look (bakmak) ama look after (bakmak, ilgilenmek), give (vermek) ama give up (vazgeçmek). Bunlara phrasal verb denir ve İngilizceyi "kitap gibi" konuşmakla doğal konuşmak arasındaki farkın büyük kısmı buradadır.

Phrasal verb nedir?

Bir fiil ile up, down, out, off, on, in, after, over gibi bir edat ya da zarfın birleşimi. Önemli nokta: anlam çoğu zaman parçaların toplamı değildir. Turn down "aşağı döndürmek" değil, çoğunlukla "reddetmek" ya da "(sesi) kısmak" demektir. Bu yüzden phrasal verb'leri tek bir kelime gibi, anlamıyla birlikte öğrenmek gerekir.

Günlük hayat

Phrasal verbAnlamıÖrnek
get up(yataktan) kalkmakI get up at seven every day.
wake upuyanmakShe woke up late this morning.
put ongiymek, takmakPut on your coat, it's cold.
take offçıkarmak (giysi); havalanmak (uçak)Take off your shoes, please.
turn on / turn offaçmak / kapatmak (cihaz)Turn off the lights when you leave.
turn up / turn down(sesi) açmak / kısmakCan you turn the music down?
sit downoturmakPlease sit down.
hurry upacele etmekHurry up, the bus is coming!
throw awayatmak (çöpe)Don't throw away that box.
clean uptoparlamak, temizlemekLet's clean up the kitchen.

İnsanlar ve ilişkiler

Phrasal verbAnlamıÖrnek
look afterbakmak, ilgilenmekShe looks after her little brother.
get along (with)iyi geçinmekI get along well with my neighbours.
break upayrılmak (ilişki)They broke up last year.
grow upbüyümekI grew up in a small town.
bring upbüyütmek (çocuk); (konuyu) açmakShe was brought up by her grandparents.
let downhayal kırıklığına uğratmakDon't let me down.
show up(bir yere) gelmek, ortaya çıkmakHe didn't show up to the meeting.

Düşünmek, bulmak, karar vermek

Phrasal verbAnlamıÖrnek
find outöğrenmek, keşfetmekI found out the truth yesterday.
figure outçözmek, anlamakI can't figure out this puzzle.
look up(sözlükte vb.) aramakLook up the word in the dictionary.
look foraramak (bir şeyi bulmaya çalışmak)I'm looking for my keys.
give upvazgeçmek, bırakmakDon't give up, you're almost there.
carry ondevam etmekCarry on, I'm listening.
come up with(fikir) bulmak, ortaya atmakShe came up with a great idea.
work outçözmek; spor yapmak; yolunda gitmekI work out three times a week.

İş ve planlar

Phrasal verbAnlamıÖrnek
call offiptal etmekThe match was called off because of rain.
put offertelemekStop putting off your homework.
fill in / fill out(form) doldurmakPlease fill in this form.
set upkurmak (şirket, düzen, cihaz)They set up a small business.
run out (of)tükenmek, bitmekWe've run out of milk.
check in / check out(otel) giriş / çıkış yapmakWe check out at noon.

Ayrılabilen ve ayrılamayanlar

Bazı phrasal verb'lerde nesne fiil ile parçacığın arasına girebilir: turn off the light ya da turn the light off. Nesne bir zamirse (it, them) araya girmek zorunludur: turn it off doğru, "turn off it" yanlıştır. Look after, get along with gibi bazıları ise hiç ayrılmaz: look after the baby, look after her.

Nasıl öğrenmeli?

  1. Temaya göre grupla. Yukarıdaki gibi "günlük hayat", "ilişkiler" diye gruplayınca anlamlar birbirine tutunur.
  2. Örnek cümleyle ezberle. "give up = vazgeçmek" yerine "Don't give up" kalıbını öğren.
  3. Az ama düzenli tekrar et. Her gün 3–4 tanesini cümle içinde kullan. Neden düzenli tekrarın tek seferlik ezberden daha etkili olduğunu aralıklı tekrar yazımızda anlattık.

Aynı fiil, farklı parçacık

Phrasal verb'leri öğrenmenin verimli bir yolu, tek bir fiili alıp farklı parçacıklarla nasıl değiştiğine bakmaktır. get ve take bu konuda en zengin fiillerdir:

Phrasal verbAnlamıÖrnek
get on / get off(otobüs, tren) binmek / inmekWe got off at the next stop.
get overatlatmak (hastalık, üzüntü)It took her weeks to get over the flu.
get backgeri dönmek; geri almakWhen did you get back from holiday?
get byidare etmek, geçinmekI get by with a little English.
take up(bir hobiye) başlamak; yer kaplamakHe took up chess last year.
take after(aile büyüğüne) benzemekShe takes after her mother.
take overdevralmak, yönetimi almakA new manager took over the team.
take backgeri almak (söz, ürün)I take back what I said.

Parçacıkların gizli anlamları

Phrasal verb'lerin anlamı her zaman tahmin edilemez, ama bazı parçacıklar sık tekrarlanan bir "renk" katar. Bunları bilmek, yeni karşılaştığın bir phrasal verb'ü tahmin etmeni kolaylaştırır:

Resmî karşılıkları

Phrasal verb'ler konuşma dilinde çok yaygındır; resmî yazılarda ise çoğu zaman tek kelimelik, Latince kökenli bir karşılık tercih edilir. İkisini birlikte öğrenmek hem anlamayı hem de üslup seçmeyi kolaylaştırır:

GündelikResmîAnlamı
find outdiscoveröğrenmek, keşfetmek
put offpostponeertelemek
call offcanceliptal etmek
look intoinvestigatearaştırmak, incelemek
set upestablishkurmak
carry oncontinuedevam etmek

Sık sorulan sorular

Kaç phrasal verb öğrenmem gerekir?

İngilizcede binlerce phrasal verb var, ama günlük konuşmada sürekli karşına çıkanlar birkaç yüz taneyle sınırlıdır. Bu yazıdaki listeyle başlayıp, okurken ve dinlerken karşılaştığın yenileri deftere eklemek en gerçekçi yoldur.

Phrasal verb'ler sınavlarda önemli mi?

Evet. Uluslararası İngilizce sınavlarının hem dinleme hem okuma bölümlerinde sık geçerler; konuşma ve yazma bölümlerinde doğru kullanmak da dili doğal kullandığının bir göstergesi sayılır.

Bir phrasal verb'ün anlamını bilmiyorsam ne yapmalıyım?

Önce cümleden tahmin etmeye çalış; parçacığın genel "rengi" (up, out, off) çoğu zaman ipucu verir. Sonra sözlükte fiili ve parçacığı birlikte ara: sözlükler phrasal verb'leri genellikle ana fiilin maddesi altında ayrı ayrı listeler.